18 Ağustos 2013 Pazar

BEST OF INSTAGRAM

Best of Instagram but this time summer version ;) For more photos check my Instagram account "berrydewblog"

*Bir fotoğraf çılgını olarak Instagram'ı ne kadar çok sevdiğimi çoğunuz biliyordur :) Sürekli Instagram fotoğrafları yüklesemde uzun zamandır bunları blogumda paylaşmadığımı fark edip ufak bir "Best of Instagram" hazırladım tataaaaaam....
Her yerde bir Berry bulurum :) / Here is my Berry-baloon, borrowed from a child :P

10 Ağustos 2013 Cumartesi

L'ORANGE DE CANDAN

This post is about a very sweet fruit, an orange :) L'Orange de Candan is a designer brand and it is located in Çeşme/Alaçatı (a famous summer place in Turkey) All products are colorful, cute and unique. Check the beautiful shoes, handbags, clothes and all other accessories and you will understand why Berry loves Orange♥     

*Bayramın son günü ve tekrar şeker tadında bir poooost :) Alaçatı'ya gidip gelenleriniz bilir ama gözden kaçıranlar için, sizleri L'Orange de Candan ile tanıştırmak istedim. Benim gibi rengarenk, cıvıl cıvıl ve farklı tasarımlardan hoşlanıyorsanız bu sevimli mağazaya mutlaka uğramanız gerekiyor. Kendinizi kaybedeceğiniz garanti ;) Takılardan kıyafetlere, ayakkabılardan çantalara hayatınızı güzelleştirecek nice sevimli detayı burada bulabilirsiniz. En güzeli de tasarımlardan sadece bir tane var, yani hepsi size özel. Sadece tasarımlar değil L'Orange de Candan'ın güzel sahibesi Gülcan'da pozitif enerjisi ile içimizi açıyor. Hadi gelin L'Orange de Candan'ı keşfe çıkalım, ama buradaki resimler bana yetmez ben tüm ürünleri görmek istiyorum diyenler için www.dressme.com.tr ye tık tık veya Instagram'da "lorangedecandan"da daha fazlasını bulabilirsiniz. Yaşasın meyve kardeşliği, Berry Orange'ı seviyoooo♥

P.S.Ben Ağustos sonunda yine Çeşme'deyim beni nerede bulabileceğinizi biliyorsunuz ;)


8 Ağustos 2013 Perşembe

I'LL TAKE YOU TO THE CANDY SHOP....:)

Today is the end of Ramadan and time to celebrate. We call in Turkey Ramadan festival "Candy Festival" :) Dessert/sweet is not only a part of the meal, it is an offering to the guests visiting homes and celebration food. And we have also a nice saying in Turkish "Let’s eat sweet, talk sweet" I wish you all happy and sweet days and many candies...♥
P.S. This yummy candy shop is in Stockholm...;) 


*Şeker bayramına tabii ki şeker gibi bir post yakışır :) Tüm sevdiklerinizle birlikte geçireceğiniz, rengarenk, ışıl ışıl, taptatlı nice bayramlar olsun. Sizlere tatlı ikram edeyim ağzımız tatlansın diyemiyorum ama şekerlere bakalım bari içimiz açılsın ;) Hmmmmm.....ben de gidip 5801.şekerimi yiyeyim :P


4 Ağustos 2013 Pazar

CITY'S MAHALLE

Imagine a place which is like a neighborhood. You can find a bookstore, a butcher, a grocery, a flower store, a beer house and many restaurants with different kinds of food. The shopping mall City's has a floor like this, which is called Mahalle :) I was invited to a special event in City's Mahalle. And I had the chance to taste all the delicious food. Yummy yummy....:)))


*Geçtiğimiz günlerde Kuyruksuz Uçurtma blogunun sahibi sevgili İrem'in organize ettiği Mahalle etkinliğine 20'nin üzerinde blogger ile birlikte katıldım. City's alışveriş merkezinin içinde yer alan Mahalle tüm restaurant ve dükkanları ile gerçekten eski mahalle atmosferlerini yaşatmakta. Kitapcısından çiçekcisine, bakkalından dondurmacısına kadar tüm detaylar düşünülmüş.



26 Temmuz 2013 Cuma

SUMMER MEMORIES 2012

Now we shoot whatever we see
Night or day in color photography
Candid shots are barrels of fun
Takin pictures by the light of the sun
Smile, hon, look at the camera
Hold your breath and say cheese
And with every single shot we take, we are making memories....:)



*2012 Çeşme-Alaçatı anıları....


24 Temmuz 2013 Çarşamba

GIRL WITH THE BLUE NAIL POLISH - VOLUME 2

Some of you will remember my first post about the girl with the blue nail polish, if not you can check here my story from last year. This time I was on the Greek Island Kos and it was amazing! Another blue... another story ;).

*Neredeyse temmuz ayı bitti ama ben bir türlü yaz postlarına başlayamadım :( Artık bir süre cıvıl cıvıl, içimizi açan, bazılarımızı kıskandıran ;) fotoğraflar paylaşacağım. Tiffany mavisi ojelerimle geçtiğimiz sene Çeşme tatilimi yapmıştım tık tık; bu sefer başka bir mavi, başka bir mekan. Hepinize Kos adasından kocaman bir "Calimera"
Tatil denildi mi ben... :) / This is how I feel on holidays :)

15 Temmuz 2013 Pazartesi

BLOGGER MEETING :)

Blogger meeting post :) A few weeks ago three lovely bloggers Aylin - Serap - Şebnem  organized a great meeting. The blogger meeting was like a workshop. 10 bloggers (below you can find the whole list) and companies like Zoya -nail polish-, Çikolata Sepeti -chocolate-, Sebamed -medicinal skin care-, Eczanemizde.com -online pharmacy-, Yves Rocher -cosmetics and beauty-, Bübchen -baby products- attended. We had so much fun. Thank you girls for this amazing day ♥


*Biraz gecikmeli ama çok keyifli bir post buuuu :) Geçtiğimiz haftalarda sevgili Aylin - Serap - Şebnem muhteşem bir etkinliğe imza attılar. 10 bloggerın sponsor firmalarla biraraya geldiği buluşma keyifli sohbet ve bilgilendirmeler eşliğinde geçti. Herşey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş, emek harcanmış ve titizlikle hazırlanmıştı. Hele hediyelerimizi alınca gözlerimize inanamadık. Ben gecenin sonunda çantaları yuvarlanarak taşıdım :) Hadi gelin hep birlikte kızlar buluşmasında neler yapmışız bir göz atalım ;)

Gecenin güzel ev sahipleri

9 Temmuz 2013 Salı

VASA MUSEUM

The Vasa Museum is a maritime museum in Stockholm. The name Vasa comes from a warship which was the largest ship ever built in Sweden. Vasa sank tragically on its maiden voyage in 1628. A wind blew Vasa onto its side, the ship started to keel over and water gushed in through the open gun ports. It was a big disaster. Vasa returned to the surface in 1961. Thanks to the low level of salt in the water the wooden ship was in good situation. Now is Vasa one of Sweden's most popular tourist attractions and has been seen by over 29 million visitors.It's a must see...:)

*Stokholm'de en çok beğendiğim yerlerden biri de Vasa Müzesiydi. Vasa isimli bir batık gemiden adını alan müze şehrin çok merkezi bir yerinde bulunmakta. Biz kolayca otobüs ile ulaştık. Açıkcası batık bir gemi benim başlarda çok merakımı uyandırmamıştı ama müzeye girdiğim anda büyülendim. Müze her katta geminin farklı bir bölümünü incelemek üzere oluşturulmuştu. Vasa gemisinin hikayesi aslında hüzünlü: 17.yy'da İsveç en büyük düşmanı olan Polonyalılar'la savaşabilmek için savaş gemileri inşaa etmeye başladı. 64 topun yer alacağı Vasa gemisi ise ordunun göz bebeği olacaktı. Fakat denge hesaplamalarında yapılan basit bir hata nedeniyle gemi yola çıktıktan 15 dakika sonra battı. Bütün şehir Vasa'yı görmek için kanallarda bekliyordu fakat büyük törenler eşliğindeki uğurlama 30 kişinin ölümü ile sonuçlanan bir trajediye dönüştü. Tüm İsveç halkı hayal kırıklığı yaratan bu gemiyi tamamen unutmuştu. 1961'de gemi uzun uğraşlar sonucunda tekrar gün yüzüne çıkarıldı, onarıldı, ilk önce farklı bir mekanda sergilendi ve 1990 yılında şu anki özel yapısına taşındı. Vasa müzesi şimdi sadece İsveç'in değil tüm İskandinav ülkelerinin en görülmeye değer tarihsel kalıntılarından biri sayılıyor.

5 Temmuz 2013 Cuma

IŞILTI DÜNYASI VE NU-SKIN

Blake Roney, Sandie Tillotson and Steve Lund decided, 25 years ago, to build a company (Nu-Skin) that would combine innovative personal care products with ingredients that subscribed to the philosophy of "all of the good, none of the bad" and a generous business opportunity that would attract high-caliber salespeople. Now is Nu-Skin the anti-aging leader. Few weeks ago I attended a local launch about Nu-Skin products. Here are the photos and for more details you can check https://www.nuskin.com/


*Uzun zamandır ara verdiğim etkinlik postlarına özel bir organizasyon ile geri dönüyorum. "Geç kalmayın, genç kalın" sloganı ile yola çıkan ve herhangi bir cerrahi müdahaleye gerek kalmadan kırışıklıklardan kurtulmayı vadeden Nu-Skin ürünleri ile geçtiğimiz günlerde tanıştık. Işıltı Dünyası'nın düzenlediği bu etkinlikte firma ortakları Gülşen ve Hülya Hanım bizlere Nu-Skin ürünleri ile ilk karşılaşmalarını, ürünlerden ne kadar memnun kaldıklarını ve firmanın doğuş hikayesini aktardılar. Muhteşem ikramların eşlik ettiği bu keyifli sohbet ortamında hem çok eğlendik, hem bilgilendik, hem de ürünleri deneme imkanı bulduk.


24 Haziran 2013 Pazartesi

TO STAND OR NOT TO STAND...

Last week the police removed the tent city in Gezi Park and re-opened Taksim Square to traffic. This seemed like the end of the protesters until a lone man decided to take a stand against the government. The symbolic stand took more than six hours and ended when the police moved in. The standing man inspired Turkish protesters in Istanbul. Now we have many standing men, standing women and reading people all around :) The photos below are from Stockholm. There are no words but you can feel the power of these photos...the power of a simple standing.
P.S. After this post I will start again to send my regular posts but I will continue to inform you always about the latest situation in Istanbul.

*Hayatı bir çocuğun gözlerinden görmek... Bir süredir post göndermiyorum, nedenini hepiniz biliyorsunuz, yaşıyorsunuz. Kötü günlerin ardından artık güzellikler ve renklerle dolu paylaşımlar yapmak istedim. Tabii ki hiçbirşey bitmedi ve geçmedi ama herşeye rağmen "durmaya", gülümsemeye ve umudumuzu yitirmemeye devam edeceğiz. Aslında aklımda çok farklı bir post vardı ama dosyalarımda resimleri ararken unuttuğum bu fotoğrafları gördüm. Yer Stockholm ve bir bandonun geçiş töreni, ama asıl kahramanımız gözlerini ayırmadan olduğu yerde donup kalan bu çocuk. Tören bittikten sonra bile babası ufaklığı zorla yerinden oynatabildi. O zaman da çok etkilenmiştim şimdi ise gözlerim dolarak bu resme bakıyorum. Bazen tek bir DURUŞ ne kadar çok şeyi anlatabiliyor değil mi ;)


17 Haziran 2013 Pazartesi

GEZI PARK

Sorry that I'm not sharing colorful and happy photos but you know the situation in Turkey. Our days are dark and smoky. We are trying to find hope and some light. First it was only about trees, but with the police violence everything changed. I'm sure most of you are know Turkey as a islamic country, but we were founded secular and grew up in a culture that was tolerant to differences. Now we are being pitted against each other based on our lifestyle, heritage or religious beliefs. We want our freedom back. Age, religion, gender or education are not important anymore, all people on the streets are protesting. We are students, mothers, fathers, children, teachers, doctors, lawyers, journalists, artists..... we are the public! Our prime minister called us "Çapulcu" -looters- but we changed now the meaning of this word. Chapulling is for us "fighting for your rights" :) After the water cannons and tear gas attacks the police arrested lawyers in Istanbul Courthouse and doctors who treated the wounded protesters. And yesterday night.... police attacked first Gezi Park and then a famous hotel that opened its doors to protestors running away from brutality. There were many wounded, kids, mothers and old people inside of the hotel.
I hope everything will be okay in the end. If it's not okay, it's not the end... ;)


*Türkiye artık sisli, karanlık ve gözyaşlarıyla dolu. Dün yaşananlar tam bir vahşet, yapılanlar insanlıktan çok uzak. Bizler güzel yarınlar için el ele tutuşmuştuk. İlk kez karşımızdaki tüm insanları kardeşimiz olarak gördük ve omuz omuza inandığımız değerler için birbirimize kenetlendik. Daha dün sabah Gezi'den geçerken yardımlaşmalara, dostluklara defalarca şahit oldum. Yağmur geleceği için sadece kendi çadırını değil muşambasının alabileceği kadar çadırı örtmeye çalışanlar, "bizde fazla bir bataniye vardı aşağıdaki üşüyen adama verelim" diyenler, gaz bombalarından dolayı hala yarı baygın yatan bir köpeği tedavi etmek için uğraşanlar, siz suyu buradaki insanlara nasıl bu kadar pahalıya satarsınız diye isyan eden adamı sakinleştirenler.... Gezi Parkı aslında hayal ettiğimiz dünyanın ufak bir yansımasıydı. Artık boşaltıldı...ama birlik ve beraberlik devam ediyor; hemde her geçen gün artarak, daha da güçlenerek. Güzel yarınlara ....


1 Haziran 2013 Cumartesi

OCCUPY TAKSIM PARK

This is not a political post! It is a short summary about the situation in Turkey. I have to share this information because Turkish media is under control. For the past four days a group of young demostrators have been occupying "Gezi Park" on İstanbul's Taksim Square in an effort to halt the demolition of a public space to make room for a shopping mall. So far, their occupation has succeeded in thwarting efforts to cut down Gezi's tree. But on friday the police cracked down especially violently, blocking the exit of the park and subjecting trapped demonstrators to tear gas/pepper bomb crossfire. With this attack the park became a symbol for everything that the government is tearing down; the trees they cut down, the history they destroyed, the rivers they polluted, the seas they filled with cement, all in the name of economical growth, and of course the laws they have enacted to attack our private lives. Now not only Istanbul whole Turkey is protesting against increasing pressure from Turkish Prime Minister. Protesters are peaceful but the police has been attacking with gas bombs over 24 hours! There are hundreds of injured people and our media doesn't show anything. We need international support against police terror and chemical war, please help. 


*Hiçbir zaman politik düşünceleri savunan bir insan olmadım. Bana göre herkesin huzur ve barış içinde, eşit şartlarda, düşüncelerini özgürce açıklayarak yaşama hakkı var. Ama benim özgürlüğüme müdahale edilirse, etrafımdaki insanlar hunharca dövülüp, gazlanıp, işkence görmeye başlarsa, fikirler göz ardı edilip birşeyler zorla dayatılmaya çalışılırsa bende haklarımın sonuna kadar savunucusu olurum. Dil, din, ırk, cinsiyet bu konuda artık önemini yitirdi, hepimiz el ele verdik ve dayatmalara karşı çıkıyoruz. Kavgayla, dövüşle, yıkarak kırarak değil omuz omuza yürüyerek, birbirimize kenetlenerek bunu yapıyoruz!!!