27 Nisan 2015 Pazartesi

PALİVOR ÇİFTLİĞİ

Who like Farm-fresh food? Palivor Farm is located in Kırklareli.The farm, first founded around 300 years ago, was revitalized under its current management in 2011 with the intention of producing high-quality, natural products without harming the local environment. All Palivor products are from the grounds of Palivor itself and you can find them in the small restaurant and cafe in Bebek.


*Son dönemde farkettim ki ben eski kahvaltıları çok özlemişim. Bir İzmir'li olarak çocukluğumdan beri bol zeytinyağlı, bol otlu baharatlı, meze kıvamında, anne eli değmiş lezzette kahvaltılar ederdik. Peynirler küp küp kesilir ya zeytinyağı dökülür ya da yoğurt ile karıştırılır ama mutlaka kırmızı biber veya kekik ile tatlandırılırdı. Kütür kütür biberler yerdik biz, mis kokulu domatesler, çıtır çıtır gevrekler ve en tazesinden boyozlar. Ayyy anlatırken bile canım çekti :S İşte böyle muhteşem kahvaltılar ederken artık çok şey değişti hayatımızda. Kalite ve tazelik dibe düştü, lezzetli bir peyniri zeytini arar olduk. Artık doğal kahvaltılık malzeme bulsam sevinçle hemen üzerine atlıyorum :)

2 Nisan 2015 Perşembe

THE BEST PARIS PATISSERIE'S ;)

Haute couture and designer boutiques or colorful macarons and yummy croissants? My answer is: "All of them :P" Forget clothes because some of the sexiest shops in Paris are the patisseries. Here are some of the best Paris patisseries and also delicious photos ;)


*Mekanist'in sayfasına artık ulaşılamadığı için daha önce yayınlanan Paris patisserie dosyamın tamamını buradan paylaşıyorum. Diyette olanlar gözlerini kapasın :P


30 Mart 2015 Pazartesi

CAN OBA RESTAURANT

Can Oba is a simple place for lunch and dinner but it is full of surprises. Fresh ingredients, homemade sauces and a very talented chef. You can find here the most creative dishes ;)


*Ben Can Oba Restaurant'ta gideli uzun zaman oluyor ama bu yazıyı yayınlayıp yayınlamama konusunda çok kararsız kalmıştım. İki kez Can Oba'nın yemeklerini deneme fırsatı buldum, ilkinde ne kadar bayıldıysam ikincisinde bir o kadar hayal kırıklığı yaşadım. Önce ilk deneyimime gelelim. Hafta içi saat 18:00 sularına zar zor yer bulmuştuk. Can Oba inanılmaz popüler, Instagram onun yemek fotoğraflarıyla dolup taşıyor ve doğal olarak da o ufacık mekanda yer bulunmuyordu. Erken bir saat olduğu için şanslıydık. Can Oba gelip bizlerle birebir ilgilendi ve inanılmaz bir yemek deneyimi yaşadık. Sadece lezzet olarak değil aynı zamanda görsel bir şölen de yaşanıyordu masamızda.

13 Mart 2015 Cuma

MASTERPIECE

"If you hear a voice within you say you cannot paint, then by all means paint and that voice will be silenced."
Vincent van Gogh

This little blog post is about my first painting :) I'm soooo proud of it. I made my first Picasso painting in  Masterpiece studio. Masterpiece is a great place where you can paint with your friends. And here is my Picasso masterpiece tataaam... :)))


*Kardeşim ilk Fransa'ya taşındığında ben de iki haftalık bir izin alıp yanına gitmiştim. Tabii kardeşim sürekli okula gidiyor ve benimle ilgilenemiyordu, ben de aldım elime bir harita başladım Paris'in her yerini gezmeye. En çok da müzeleri ve sanatcıların evlerini gezmiştim. Paris denilince insanların hep aklına aşıklar şehri gelsede benim için Paris sanatın şehri. O kadar çok sanatsal etkinlikler yapmıştım ki "birşeyler yaratmalıyım" diye sanatcı triplerine bile girdim :))) O dönemde takı yapmaya, kilden kendimce eserler yaratmaya başladım ama bir türlü resim konusuna eğilmeye cesaret edememiştim. Aslında o kadar da zor değilmiş. Bir Picasso tablosu yaparak bunu kanıtladım ;) Sevgili Handeledim'in önderliğinde kızlar olarak toplandık ve Taksim'de bulunan Masterpiece stüdyosunda ilk resimlerimizi yaptık.


5 Mart 2015 Perşembe

BIRTHDAY TIME

Live should not only be lived, it should be celebrated! Happy birthday to me :)))


*Yine yeni bir yıl ve yine yeni bir yaş. Daha emin, daha güçlü ve çok daha güzel.... Bu sene pastamdaki mumları üflerken dileğim: Çikolatalarım gibi tatlı, seyahatlerimde hissettiğim gibi özgür, dans aşkım gibi tutkulu, fotoğraflarım gibi renkli ve hep sevdiklerimle dopdolu bir yıl olsuuuuun :) Bir de sağlık ve huzur da oldu mu daha ne olsun


1 Mart 2015 Pazar

ASİTANE


This is an invitation to explore 600 years of the Ottoman Empire's flavour legacy. Asitane Restaurant is a very special place. The restaurant lies in the shadow of the mighty Chora Church which is famous for its mosaics and is one of the most important and well kept buildings of the Byzantine era. Asitane opened its doors in 1991, together with the Kariye Hotel, now a restored 19th century traditional Ottoman mansion.
The restaurant, whose dishes reflect the eclectic nature of the Turco-Ottoman neighbourhood, was named Asitane which not only means "Head Gate" in Farsi but was also one of the many names given to Istanbul throughout the reign of the Ottoman Empire. I tasted and enjoyed the old traditional Ottoman dishes which came from old Ottoman palace archives.

*Çok güzel bir yemek yediğimizde hep deriz ya "Krallara layık" diye, şimdi size bahsedeceğim mekan işte bu sözün tam karşılığını veriyor. Kral değil ama sultanlara hükümdarlara layık yemeklerden bahsedeceğiz biraz. Osmanlı arşivlerinden çıkan çok özel tariflerle yapılan yemekler. Asitane 1991 yılından bu yana Topkapı, Dolmabahçe ve Edirne Saray mutfaklarının yemek, önemli ziyafetlerin defterleri, kütüphanelerdeki belgeler, kayıtlar ve sözlükler gibi birçok kaynaktan yararlanarak 200'den fazla reçeteyi arşivlerine katmıştır.

23 Şubat 2015 Pazartesi

MOSCHINO GIRLS

My Moschino girls made a visit to my office few days ago. I know they are a little bit snob but also very helpful ;) Here is the colorful office story of my girls.... 

*Kızlar bana süpriz yaptııııı :))) Uzun zamandır çanta hikayelerimi paylaşamıyordum; benim asi kızlar ofisime baskın yapınca bu durumu değerlendireyim dedim ve hemen resimlerini çekip sizlere bu postu hazırladım. Şimdi siz kızlarımı pek tanımıyorsunuz, onlar pek bir havalı. Süslenip püslenip hergün piyasa yapmaya çıkarlar. Bu nedenle ziyaretleri beni pek bir şaşırttı, çünkü bir yer popüler değilse onları orada görmeniz imkansızdır.

20 Şubat 2015 Cuma

DİVAN BRASSERİE BEBEK

Divan Brasserie Bebek winner of the "Skalite 2011 best restaurant" award, offers a breathtaking view and a menu that combines the best of Turkish and international cuisine. I had the chance to taste the special pumpkin menu and some of the classic tastes of Divan. Yummy yummy yummy.... ;)


*Yıllar önce Bebek'deki restaurant ve cafelerin kalabalığından sıkılmış ve Divan'a sığınmıştım. İyi ki de bir tesadüf sonucu Divan'ın o sakin, dingin ve inanılmaz keyifli ortamını keşfetmişim. Çoğu kişi hep önünden geçer, canı tatlı isterse uğrar ama Bebek Divan'ın alt katında denize sıfır lezzetli mi lezzetli bir yemek bölümünün olduğunu bilmez. Bu sırrı şimdi açığa çıkarıyorum ve sizleri ufak bir yemek yolculuğuna davet ediyorum.

13 Şubat 2015 Cuma

VALENTINE'S DAY

"All you need is love. But a little chocolate now and then doesn't hurt...."
Again!!! Valentine's day, but this time with inspiration. Here are some ideas if you're still thinking of what to do for your love. And enjoy your day ;)


*Yine bir sevgililer günü geldi çattı. Ben bu güne her sene farklı duygularla yaklaşıyorum. Önceki sene inkar ettim, geçen sene daha olumlu yaklaştım, bu sene ise kocaman bir kıyak geçeceğim. Sevenler ayrılmasın sloganı ile yola çıkıyorum :P Bu arabesk alt başlık da neyin nesi demeyin sevgililer günü hediyeleri unutulur, yanlış seçilirse sonu kavga akabinde ayrılığa kadar gidebilir. Eyyy beyler bu sene sizlere sesleniyorum ama bayanların da iyiliğini unutmuyorum. 14 şubata sayılı gün kalmışken işte size beş farklı hediye alternatifi ;)


9 Şubat 2015 Pazartesi

MY FIRST ARTICLE :)

Yuppie I wrote for the turkish website Mekanist (which is a place guide) the best Patisseries in Paris. I know my article is in Turkish but the photos are yummy ;)


*Ben taaaa Kübalardayken Mekanist blogda sizler için hazırladığım tatlı dosyası yayınlanmış. O zaman Berry gururla sizler için sunar: Berry'den Paris Patisserie Dosyası :)



5 Şubat 2015 Perşembe

QUICK POST

Hola!!! I'm back from Cuba ;) The island in the Caribbean and the country of my dreams It was an amazing journey, sooooo colorful and full of music and dance. Soon I will tell you all details of my trip and be prepared for hundreds of photos of this beautiful place ;)
P.S. You can check also my Instagram account @berrydewblog Hashtags are: #berrygoestocuba ;)



*Uzuuuun bir süre sesim soluğum çıkmıyorsa bilin ki ben seyahatteyim ;) Ayağımın tozuyla hayallerimi süsleyen ülkeden döndüm ve yarın tekrar işimin başına geçiyorum :) Ama bu sefer söylenmeden, sıkılmadan tam tersine acayip motive olmuş ve musmutlu bir şekilde ;) Bu Küba'nın büyüsünden mi kaynaklanıyor yoksa bu tatilde gerçekten herşeyden uzaklaşmayı başarabilmiş olmamdan mı (internet, telefon olmadan sadece fotoğraf makinalarımla tam tamına 8 gün geçirdim) bilemiyorum ama keyfim yerinde ve tekrar İstanbul'da olmaktan son derece mutluyum. Küba tatilimi bu kadar keyifli yapan detaylar en güzel fotoğraflarla yakında blogumda olacak, ama şimdiden uyarayım üç ayrı makina ile fotoğraf çektim; yani bir bombardımana hazır olun ;)
P.S. Ben postumu yayınlayıncaya kadar Küba'da neler yaptığıma Instagram hesabımdan bakabilirsiniz. Insta accountum @berrydewblog ;)



26 Ocak 2015 Pazartesi

1901 CAFE&BISTRO

The Public Hotel is the typical example of the late 19th century Istanbul architecture. One side of The Public Hotel faces Beyoglu Istiklal Avenue which is one of the oldest districts of Istanbul, the other side goes down to the boulevard that will take you to Cihangir, a very well-known neighbourhood with its cafes and historic buildings and, at where the artists and foreigners settled in Istanbul would prefer to spend quality time. The construction of the building completed in three years between 1898 – 1901. 1901Cafe&Bistro is also the name of The Public Hotel's restaurant. We tasted many delicious dishes and had a great time. Less words more photos.... :)


*Bakmak ve görmek.... İstiklal'den yıllardır geçerim ama nedense hep bir yetişme telaşı içinde, belli bir hedefe doğru koşar adımlarla geçmişim. Her mağazayı ve duran tüm sokak satıcılarını neredeyse bu yıllar içinde ezberlediğim halde hiç kafamı kaldırıp keyifle binaların tadını çıkara çıkara dolaşmadığımı farkettim. Tarihi dokusunu en güzel şekilde yansıtan, birbirinden özel binalar.... Bu binalardan biri geçtiğimiz aylarda bir otel olarak hizmet vermeye başladı. Arşivlerde adı Nil Apartmanı olarak geçen ve şimdiki adı "The Public Hotel" olarak değiştirilen bina Mısırlı Halim Paşa'nın eşi Rukiye Hanım'a aitmiş. The Public Hotel orjinal planlarda yer almayan eklemeler ve rötuşları arındırarak reel çizimlere sadık kalarak binayı kendi eski görünümüne kavuşturmuş. Binanın daha önceki kiracıları tavan resimlerinin üzerini boyayarak kapatmayı daha estetik bulmuşlar ama neyseki bu güzel resimlerin bir bölümü kurtarılabilinmiş :( The Public Hotel'in restaurant kısmına geçmeden otelin özenle dekore edilmiş odalarına da göz atma fırsatımız oldu. Eski ve yeninin bir arada kullanılmasını, tarihi yapının modernize edilmesini ben çok sevdim.