1 Mart 2015 Pazar

ASİTANE


This is an invitation to explore 600 years of the Ottoman Empire's flavour legacy. Asitane Restaurant is a very special place. The restaurant lies in the shadow of the mighty Chora Church which is famous for its mosaics and is one of the most important and well kept buildings of the Byzantine era. Asitane opened its doors in 1991, together with the Kariye Hotel, now a restored 19th century traditional Ottoman mansion.
The restaurant, whose dishes reflect the eclectic nature of the Turco-Ottoman neighbourhood, was named Asitane which not only means "Head Gate" in Farsi but was also one of the many names given to Istanbul throughout the reign of the Ottoman Empire. I tasted and enjoyed the old traditional Ottoman dishes which came from old Ottoman palace archives.

*Çok güzel bir yemek yediğimizde hep deriz ya "Krallara layık" diye, şimdi size bahsedeceğim mekan işte bu sözün tam karşılığını veriyor. Kral değil ama sultanlara hükümdarlara layık yemeklerden bahsedeceğiz biraz. Osmanlı arşivlerinden çıkan çok özel tariflerle yapılan yemekler. Asitane 1991 yılından bu yana Topkapı, Dolmabahçe ve Edirne Saray mutfaklarının yemek, önemli ziyafetlerin defterleri, kütüphanelerdeki belgeler, kayıtlar ve sözlükler gibi birçok kaynaktan yararlanarak 200'den fazla reçeteyi arşivlerine katmıştır.





Kariye Müzesinin hemen yanında bulunan Asitane'ye geldiğimizde bizi süpriz bir menü bekliyordu. Hiç daha önce tatmadığımız ama açıklamalarını okuduğumuzda heyecanlandığımız yemekleri sabırsızlıkla beklemeye başladık. Asitane menüsünün bir diğer şaşırtıcı yanı tüm yemeklerin hangi yıllara ait olduğunun yazılı olması. Ve beklediğimiz an geldi: başlangıcı benim çok beğendiğim içinde nar taneleri bulunan Badem Çorbası (1539) ile yaptık. Çorbaya anasonlu, sütlü, damla sakızlı ve mahlepli ekmekler eşlik etti. Soğuk başlangıç tabağında ise Kestaneli Lahana Sarması (1844), kuş üzümlü tarçınlı nohut ezmesi Hums Lokması (1469-1473) ve kırmızı et yemediğim için bana özel hazırlanan karides :) Afiyetle bu üçlemeyi bitirdik ve hemen ana yemeklere geçtik.



Et severleri ana yemeklerin inanılmaz heyecanlandırdığını belirtmem gerekiyor. Kişniş, çam fıstığı ve nane ile tatlandırılmış Gömlek Kebabı (1764), zırhla kıyılmış kuzu ve dana kıyması ile hazırlanan Pekmezli Ayva Dolması (1539) ve kıtır yufka ve bademli pilav eşliğinde sunulan ağır ateşte fırınlanmış Kaz Kebabı (1539) Ben tabii kırmızı et yiyemediğim için Asitane benim için muhteşem bir süpriz hazırlayıp Tuffahiye (XV y.y.) getirdi. Tuffahiye çooook eski zamanlarda bile vejeteryan yemeklerinin olduğunun en büyük ıspatı :) Tuffahiye bulgur, kereviz sapı ve soğan ile doldurulup fırınlanmış bir elma dolması. Bu güzel mi güzel elma dolması zencefilli elma asidesinde pişmiş arpacık soğanı ile servis ediliyor. Ben yeşil elmamla aşk yaşayıp onu yemelere kıyamazken diğer arkadaşlar ana yemekleri hemencecik bitirdi.



Ve tatlı son.... Taze meyve, badem ve antep fıstığı ile ikram edilen gül şerbetinde sakızlı su muhallebisi Helatiye. Beni gülümseten adı ile Sembuse (1650) ise ceviz, badem ve misk ile hazırlanıyor. Çok ilginç bir tatlı olduğunu özellikle belirtmeliyim. Miskin kokusu alınmıyor ama tatlı yenildikce damağınızda o tadı bir parfüm gibi hissediyorsunuz. Ben açık açık söylemeliyim ki Asitane çok ama çok özel bir restaurant. Hiç bir yerde bulamayacağınız bir deneyim ve lezzet patlaması yaşayacağınıza emin olun.Bu unutulmuş lezzetleri günümüze taşıyan Asitane'ye kocaman alkışlar. Ve son olarak hep dediğim gibi değerlerimize sahip çıkalım, eskileri hiç unutmayalım ;)
P.S. Bu özel davete Tadında Seyahat, Cem Karakuş, Gurukafa ve Kravatistan ile birlikte katıldım ;)


6 yorum:

Kizzy Von Doll dedi ki...

Just wonderful :) xx

Asitane Istanbul dedi ki...

Thanks your post. We share your post in our Facebook Page and Twitter account. We love to see you again in our restaurant.

Asitane Restaurant

https://twitter.com/AsitaneIstanbul

https://www.facebook.com/AsitaneRestaurant

BERRY-DEW dedi ki...

;)))

happynil dedi ki...

bu kadar zengin bir mutfaga sahipken neden bu kulturu yasatamayip dunya mutfaklarinda ün salmamisiz bur turlu anlamam..su lezzetlere bakakaldim

BERRY-DEW dedi ki...

;)))

BERRY-DEW dedi ki...

Her geçen gün Türkiye'de Gastronomi'nin önemi artıyor ve yedikce denedikce damak tadımız güçleniyor. Bence artık yavaş yavaş değerlerimizi daha iyi anlayacağız, ben ümitliyim✌😊